Bir dış mekan mobilyasının sadece “güzel” görünmesi yeterli değildir; onun küresel pazarda kabul görmesi için katı teknik standartlara ve sürdürülebilirlik kriterlerine uyması gerekir. Attaleia Furniture olarak, Antalya’daki üretim tesislerimizde tasarladığımız her bir parça, Avrupa ve Amerika pazarlarının yüksek kalite beklentilerine yanıt verecek şekilde, uluslararası normlara uygun olarak hayata geçirilmektedir. El işçiliğini modern mühendislik standartlarıyla birleştirmek, bizim ihracat başarımızın temel taşıdır.
Uluslararası ahşap ticaretinde en kritik konu, hammaddenin yasal ve sürdürülebilir kaynaklardan gelmesidir. Attaleia Furniture, üretiminde kullandığı İroko ve diğer egzotik ağaçların tedarik zincirinde, ormanların korunmasını hedefleyen küresel standartları gözetir. Bu bilinç, sadece doğaya saygımızın bir göstergesi değil, aynı zamanda dünyanın her yerine ihraç ettiğimiz ürünlerimizin “etik üretim” pasaportudur. Ahşabın nem oranının fırınlama (kiln-drying) yöntemiyle %8-12 arasına düşürülmesi gibi teknik detaylar, mobilyanın farklı iklim kuşaklarında çatlamadan ve formunu bozmadan kalmasını garantiler.
Bir sandalyenin veya masanın dayanıklılığı, uluslararası test enstitüleri tarafından belirlenen yük taşıma ve yorulma testlerine (EN 581 gibi Avrupa standartları) uygun olmalıdır. Attaleia Furniture atölyelerinde, geleneksel marangozluk teknikleri olan “zıvana ve kırlangıç geçme” gibi birleştirme yöntemleri kullanılır. Bu kadim teknikler, modern mobilya sektöründe kullanılan sadece vida veya tutkal odaklı birleşimlere göre çok daha yüksek mukavemet sağlar. Her bir ürün, Antalya’dan yola çıkmadan önce, bağlantı noktalarından yüzey pürüzsüzlüğüne kadar titiz bir kalite kontrol sürecinden geçer.
Bugün Attaleia Furniture ürünlerinin Avrupa’dan Ortadoğu’ya kadar geniş bir coğrafyada tercih edilmesinin sebebi, “Antalya üretimi” damgasının arkasındaki bu standart sapmasız kalite anlayışıdır. Paketlemeden sevkiyata kadar olan her süreç, mobilyanın son kullanıcıya ulaştığında fabrikadan çıktığı andaki kondisyonunu korumasını sağlar. Bizim için uluslararası standartlar bir zorunluluk değil; zanaatımızı dünya sahnesinde sergilememizi sağlayan bir güven dilidir.